Bursa Uluyama Türk - Japon Kültür Derneği
Çok Yakında ...
Dernek Hakkında
Dernek Tüzüğü
Üyelerimiz
Aktiviteler
Japon Sanatları
Makaleler
Haberler
Basından
Şeref Defteri
İletişim
KO BUDO

Ko-budo Nedir?

Kelime anlamıyla ?KO? eski ?BUDO? harp sanatlarına verilen isim, yani eski harp sanatları anlamını taşımaktadır.11. yy. ile 18 yy.ın ortalarına kadar devam etmiş olan soylu sınıf samurayların eğitim gördükleri 1000?e yakın Ryu?lar bulunmaktaydı.Modern Japonya? da ise ayakta kalan 100? e yakın bu tarz Ryu?lar bulunmaktadır.Günümüzde yapılan modern harp sanatlarının (Judo-Aikido-İaido-Kendo..vb.) doğum yeri KOBUDO?dur.Kısaca günümüz disiplin sanatlarının kaynağını ve özünü ifade eder KOBUDO.

 

Barış Yolunda KO-BUDO

Küçük Kano köyünden ilk kez büyük bir şehre gelmiştir. Babası onu yatılı bir okula verir.

            Maalesef her yatılı okulun kendine göre kuralları ve yaşayış şekilleri bulunmaktadır. Küçük Kano da buraya ayak uydurmaya çalışırken hafta sonu tatilinde bir sumo güreşçisi Kano?nun yakasından yakalayarak meydana zorla çekerek götürür.

            Gözlerinin içine bakan 70 kiloluk sumocu genç kanoyla güreşmek istemektedir. Fakat köyünden geleli birkaç hafta olmuştur..İnce sıska bacakları, iri cüsseli sumocu karşısında titremekte, ona karşı ne yapacağını bilememektedir. Neredeyse bir eli Kano?nun bir ayağı kadar olan sumocuya karşı bir şey yapamamanın ezikliği ile, birazda gururu incinmiş bir şekilde, ağır adımlarla kovuşa doğru çıkar küçük Kano?

            Aradan geçen birkaç zamandan sonra babası küçük Kano?yu ziyaret eder ve okulun nasıl gittiği konusunda konuşmaya başlarlar.Kano heyecanlı bir şekilde babasına;

-          Bildiğin iyi bir Ju-jutsu hocası var mı?

-          Sanrım yok.Hem bu okullar samuray dönemi ile tarihe karıştılar, hem sen niye soruyorsun ki.

-          Titrek bir sesle 45 kiloluk sıska Kano sen Ju-jutsu (Ko-Budo) öğrenmek istiyorum der.

Tarihin sayfalarını karıştırdığımızda Judo?nun mucidi ve kurucusu Jigara Kano?nun gerçek hikayesidir yukarıda yazılı olanlar? Hayatı kesinlikle bir film olmaya aday, çok değerli J.Kano?nun Ko-Budo ile ilgili başlayan serüveni ve günümüz modern Judosunu bugünlere kadar ki sürecinin başlangıç hikâyesidir. (The Father of Judo ????Brian N. Watson)

Günümüz modern sanatları judo, aikido, iaıdo vb gibi sanatlarının doğduğu gerçek kaynaktır Ko ? budo?

 

Yagyu Shingan-Ryu Taijutsu

           Japonya?nın 1600?li yıllarda yaşamış, en saygın samurayları arasında yer alan Araki Mataemon tarafından kurulmuştur.

            Yagyu Shingan Ryu Ju-jutsu, Bo-jutsu, Ken-jutsu ve İai-jutsu sanatlarını içeren bir sistemdir.

 

Ju-jutsu ( Silahsız Dövüş)

            Ju-jutsu kelime anlamı olarak esneklik yolu olarak çevirilir.Yakalama, eklem kilitleme, süpürme ve atma tekniklerinden ibarettir.Vücudun hassas noktalarına vuruş ve yerde mücadele tekniklerini içermektedir.Yagyu okulunun Edo sınırları içerisinde 50?den fazla Ju-jutsu Katası varken, SENDAİ civarında bu iki katından fazladır.

 

Ken-jutsu ( Kılıç Savaşı)

            Savaş alanında kullanılmak üzere özel olarak dizayn edilmiş kılıç dövüş tekniklerini içermektedir.Yagyu okulunda iki tip ağaçtan yapılmış kılıç kullanılır.Bunlardan birisi Oodachi kalın ağır kumaştan yapılmış tsubasıyla ( koruma ) özel bir ağaç kılıçtır.İkinci kılıç tarzı ise, standart ağaç kılıçlardan farklı olarak daha az eğimli, düz görünümlü bir kılıçtır.

            Kılıç çalışmalarında nefes alma tekniklerine ve ?Ki? nin (Hayat Enerjisi) çoğalması ve gelişmesine yönelik metotlar yer almaktadır.Ağır kılıçlar kullanılmasının sebebi ise kuvvet ve kontrolü geliştirmektir.Toplam 50 adet kata bulunmaktadır.

 

Bo-jutsu ( Sopa Dövüşü )

180 cm?lik uzun bir ağaç sopa ile yapılmaktadır.20 Katadan oluşan bo-jutsu teknikleri eğitimsiz bir göze teknik olarak basit gözükse de, kuvvetin-gücün teknik karşında çaresizliğinin kanıtıdır. Özellikle 15. yy. Japonya?sının meydan savaşlarının en popüler silahıdır. At üstünde, kale savunmasında ve birebir kılıçlı saldırılara karşı çok güçlü bir silahtır.

 

İai-jutsu ( Kılıç Çekme Teknikleri )

            Savaş sırasında kılıcın etkili bir şekilde çekilerek kullanılması ve tekrar kınına yerleştirilmesi tekniklerini içermektedir.

 

Hojo-jutsu ( İp ile etkisiz hale getirme teknikleri )

            İp ya da sicim kullanılarak saldırganı etkisiz hale getiren eski samuray teknikleridir.

 

Yagyu Shingan Ryu Okulunun Kısa Tarihi

            1600?lü yılların başında Japonya?nın en saygı duyulan samuraylarından ARAKİ MATAEMON (1594?1634) tarafından bulunmuştur. Orijinal adıyla ARAKİ-DO olarak bilinir. Shingan tam olarak ?Kalbin Gözü? ya da ?Ruhun Gözü? olarak çevrilir, içsel anlayış ya da sezginin gücünü işaret eder.Duygular evcilleştiğinde, huzur ve güven hissi, yerini alır.

            Koyama Samon Yagyu okulunun ?Tai-jutsu? tekniklerinin resmi kurucusu olarak kabul edilir. Kendi şehri Sendai?de uzunca bir süre çalıştıktan sonra Edo?ya ( Tokyo-Asakusa) gelerek 18 yıl dojo çalıştırmıştır.

            Şu anki okulun baş hocası Yasushi Kajitsuka hocamız 1965 yılında okulun ( 10. Baş Hocası ) Mutoh Masao?nın yanında çalışmaya başlamıştır. 2001 yılında Mutoh Sensei öldüğünde Kajitsuka Hocamız varis olarak atanmıştır.

            Mutoh Sensei Budo toplumunda bulunanlar tarafından çok saygı duyulan bilgili ve yetenekli insandır. Japonya?nın klasik dövüş sanatları alanında uzmanlaşmış bir otoriteydi. Tarihçi kimliğiyle Japonya?nın çok değerli kitaplarından biri olan ?Densho? kitabını hazırlamıştır.

           

      Modern Budo Sanatlarının ( Judo, Aikido..vb.) aksine Yagyu Shingan Ryu bir savaş sanatıdır.Savaş alanında kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Günümüz modern budo sanatlarından aikidonun kurucusu Morihei Ueshiba ve Judo?nun kurucusu Jigoro Kano Yagyu Shingan Ryu?nun bilinen ünlü öğrencileridendir.

 

Okulun Karakteristiği

Edo Bölgesinde Yagyu çalışmalarında zırh kullanılmaz. Geleneksel olarak beyaz dogi ve koyu renkli hakama giyerler. Geleneksel terlikler ayağa giyilerek, kafaya korumak için demir plakalı beyaz başörtüsü giyilir. Edo dönemi barış ve istikrar devriydi. Bu dönemde tehdit az olduğu için zırh ihtiyacı bu yüzden yoktu. Zırh şu anki çalışmalarımızda çok yer almasa da, kökleri zırhlı savaşlara uzamadığı anlamına gelmez.

            Budo sürekli gelişen bir kavramdır. Teknikler minimum kuvvetle yüzyılların tecrübe ve deneyimi ile en mükemmel hale getirilmiştir.

 

Derecelendirme Sistemi

Geleneksel derecelendirme şu şekildedir;  Shoden /  Chuden /  Okuden /  Menkyo / Kaiden ( Mokuroku )

Birkaç yıl önce gerçekleştirilmiş olan öğrencilerin alt seviyedeki ilerlemelerini belirlemek için toplam 10 kyu derecesi bulunmaktadır.

 

Kobudo hakkında

 

Kobudo nedir?

Japoncada ?kobudo? ?eski budo? anlamındaki harflerle yazılır. Ancak eski olmayıp, tarihten gelen ve günümüzde de geçerliliğini koruyan bir budodur.

 

Temeli, savaşta karşı tarafı öldürmektir.  Ancak sonradan insanı yeniden yaratmak biçimine dönüştürülmüştür.

 

Kobudo, çay seremonisi, ikebana gibi Japonyayı temsil eden kültürel olgulardan biridir.

 

1400~1600 yılları arasında günümüzün kobudosunun kaynağı kurulmuştur. Japon kürtürünün ?rönesansı? olarak ta adlandırabileceğimiz bu aynı dönemde ikebana ve çay seremonisi ile birlikte ortaya çıkmıştır.

 

Kobudo?da çok çesitli ?ryuha?(gruplar) bulunmaktadır. Bir guruba ?ryuha? diyebilmek için birkaç kosul gerekmektedir.  Kendine özgün ?kata?ya (biçim, kalıplaşmış still, form) sahip olmasi; ?Ryuha?nın oluşumundan bugüne kadar ?kata? ve düsüncesinin nasıl iletildiğinin, yazı ile veya sözlü yollarla belli olmasi; ve  ayrıca, ?ryuha?nın temsilcisi olarak kimden kime iletildiğinin de belli olmasi gerekmektedir.

Kobudonun bügünkü anlamı

Kobudoda (ki bizim grubunuz da öyledir) temel olan çalışma ?kata? çalışmasıdır.

Kobudodaki ?kata? denilen şey, kobudonun kurucusunun savaş meydanlarında canını tehlikeye atarak öğrendiklerinin biçimleştirilmişidir.

Önce, yeni başlayanlar ?kata?yı canla başla tekrar tekrar çalışırlar.  Zamanla bu ?kata? çalışması yoluyla en doğal vücüt hareketini, duruşunu, refleksini, nefes alıp verme tekniğini ve zamanlama, ?maai?(karşı taraf ile olan mesafe) gibi, budo için gerekli olan temelleri öğrenirler.

Bir kez bu ?kata? öğrenildi mi ondan sonra hareketler tümüyle doğallaşır, ve o kişinin kendine özgü hareket biçimi doğmaya başlar.  ?kata?ya bağımlı kalmadan, ?kata? nın kalıplarının dışına çıkan özgür teknikler ortaya çıkar.  Aynı şey çay seremonisinde de görülür.

Önce kalıplar, biçimler öğrenilir, sonra bunlara objektif bir bakışla yaklaşılıp, sonunda da kalıplardan uzaklaşıp kendine özgü  hareket biçimlerine geçilir.

?Kata? konusunda çok sık görülen bir yanlış anlama vardır. ?kata?nın sert, kalıplaşmış, değiştirilemeyen biçimler olduğu düşünülür.  Oysa tam tersine ?kata? kisiyi özgürlüğe, serbestliğe götüren ?kendine özgülüğün? ortaya çıkmasına fırsat veren şeydir.

?kata?yı öğrenmek demek, ?kata?yı canını tehlikeye atarak edinmiş olan kurucunun ideallerini, düsünce biçimini öğrenmek demektir.

Kurucu, ?kata?yı gelecek kuşaklara da öğretilebilecek şekilde sözcüklerle değil de biçim ve hareketlerle tanımlamıştır.

?kata?nın insanın çekirdeğini, temelini yaratabilme etkisi vardır.  Bir kez insanın çekirdeği (temeli) yaratılıp ortaya çıktı mı insan özgürlüğüne kavuşur ve bu temel sarsılmaz.

Bu anlamda, kobudo ?kata? yoluyla insan çekirdeğini yaratma potansiyeli ile günümüz insanının benlik sorunlarına eski çağlardan aktarılan bir çözüm yoludur.

 

Yasushi Kajitsuka(11?inci Soke)

                                                    

(18/07/2007 tarihinde Yasushi Kajitsuka tarafından Türkiye Semineri öncesi  öğrencilerin yararlanması amacıyla kaleme alınmıştır.)

 

Türkiyede Bursada yapılan ilk Ko Budo Semineri hakkında bilgiler için :

http://www.uluyama.org/page.php?ID=204

http://www.uluyama.org/page.php?ID=202 

http://www.uluyama.org/page.php?ID=203 tıklayınız.

Ana Sayfa
Sayfayı Yazdır
Geri Dön
Tüm hakları saklıdır. © 1992 - 2007 | Bursa Uluyama Türk - Japon Kültür Derne?i